Mayıs 10, 2010

Telefonda hemen hemen hergün kimbilir kaç kez kullandığımız “Alo” sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo’dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden, A.Graham Bell’in sevgilisiydi. Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo’dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell, telefonu açar açmaz “Allessandra Lolita Oswaldo” diyordu. Bell, zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu “Ale Lolos” diye karşıladı. Çalışmaları uzadıkça Graham Bell, sevgilisinin adını daha da kısalttı ve öne iki heceli bir ad buldu. Bu kısa ad “Alo” idi. Allessandra Lolita Oswaldo, geliştirip, tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka birşey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell’i telefonuyla başbaşa bırakıp onu terketti.Yaşlı Bell, sevgilisinin birgün onu arayacağı umuduyla telefonun başından ayrılmadı. Kentte çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştı. Graham Bell’i artık başka kişiler de arıyordu. Fakat o, telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonunu “Alo” diyerek açıyor ve artık herkes “Alo” diyordu. O günlerde hemen herkes telefonu açtıklarında Alexander Graham Bell’in anısına saygı olarak “Alo” demeye başladı. Bugün tümümüzün kullandığı “Alo” sözcüğü işte o günlerden günümüze uzanmaktadır.
Nisan 23, 2010
Eğer Google siyah olsaydı yılda 3000 Megawatt elektrik tasarrufu olacakmış.Beyaz olan bir ekran yaklaşık olarak 74 watt elektrik tüketiyormuş.
Siyah bir ekransa yaklaşık olarak 59 watt. Google, günde yaklaşık olarak 200 milyon ziyaretçi alıyor. Her ziyaretçinin ortalama 10 saniye arama süresi olsa; Google, günde 550.000 saat görüntüleniyor.
Eğer sayfa siyah olsaydı toplamda 15 watt’lık bir kazancımız olacaktı.Bu da Dünya çapında 8.3 megawatt/saat lik bir enerji kazanımı demekti ya da yılda 3000 megawatt/saat. Sitede yapılan birkaç kod değişikliği ile yılda 300.000$ lık enerji tasarrufu olurdu.
Nisan 20, 2010
Her bilgi işlem departmanında bir adet “her şeyin nasıl işlediğini bilen” bir eleman vardır. Ama ne yazık ki çoktan kovulmuştur.
Yeni bir program iyi çalışmaya başladığı anda, çalışmayan bir üst sürümü piyasaya çıkmış demektir.
Eğer inşaatçılar yapıları, bilgisayarcıların programları yaptığı gibi yapsalardı, küçük bir ağaçkakan birkaç saatte bütün bir şehri yok edebilirdi.
Bir bilgisayarın ilk bozulacak olan parçası, en çok ihtiyacınız olan parçadır.
Eğer bir bilgisayarın içerisine saçma bir bilgi girerseniz, sonuçta dışarıya saçma bir bilgi çıkar. Amma velakin bu saçmalık pahalı bir makinenin içine girip çıktığı için, hiç kimse onu eleştirmez. Aksine kendini saygı duymak zorunda hisseder.
Eğer işler içerisinden hiç çıkılmayacak bir duruma gelmişse, bilin ki o ofiste bilgisayar kullanılıyordur.
Eğer bir programla kolayca çalışıyorsanız, bilin ki o program en kısa zamanda bozulacaktır.
Eğer bilgisayarınızın ne kadar yetersiz olduğunu öğrenmek istiyorsanız, sisteminize windows kurmayı deneyin…
Eğer bilgisayarınız arızalanırsa, teknik servisi arayın. Mutlaka size kısa, basit, ama yanlış bir cevap verebilecek biri bulunur.
Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.
Her şey umduğunuzdan uzun sürer.
Kötü gidebilecek bir şey mutlaka kötü gider.
Bir şey basitçe kötü gidemezse, her halükarda gidecektir.
Her şey mükemmel gidiyor görünüyorsa mutlaka gözden kaçan bir şey vardır.
Yazdığınız bir program ilk seferinde hatasız çalıştıysa bir yerlerde hata vardır. Kontrol edin.
Yine ilginç enteresan bulduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.. İlk okuduğumda çok hoşuma gitti..Yazılanlara dikkat ettiğinizde ne kadar doğru olduğunu güncel yaşamımızda kendimizde görebilicez…
Nisan 16, 2010
Tesadüfen okuduğum bir yazıyı burada paylaşmak istedim..Enteresan veya ilginç yazılar katagorisini özellikle açtım.Bazen öyle yazılarla karşılaşabiliyoruz ki her kelimesinden bir anlam cıkarmamız gereken. Bazen bir hayal ürünü belkide bazense hayatın ta kendisi ama özde bir düşünce bir anlatım ve emek var…Umarım eklenilen yaızlar beğeniyle takip edilir…
Afrika’dan insan manzaraları…
Elmas madenlerinde 12 yaşındaki kız çocukları çalıştırılıyor. Çıkan elmaslardan yutabilirler diye de ishal yapıcı ilaç veriliyor ve her akşam bağırsakları boşaltılarak evlerine gönderiliyor. Bu yüzden de üç beş yıl sonra ölüp gidiyorlar.
Bu hikâye geçmişe ait değil. Bugünlerde de Kenya’da elmasın böyle çıkarıldığını Habeşistan’da dinliyoruz. Üstelik Avrupalı şirketlerin elinde 50 yıl yetecek kadar depolanan elmas varmış… Anlatan, Kenya’da görevli bir Türk…
Bu insanlık dışı uygulamayı hangi ülkenin şirketi mi yapıyor? Belçikalı şirketler… Hani şu insanlığın en büyük uygarlık projesi denilen AB’nin merkezinin bulunduğu ülke… Belki konu Kenyalı çocukları insan saymamakla ilgili olabilir.
Bu arada insani yardımda bulunan Batılılar da yok değilmiş Kenya’da. Misyoner hastaneleri sağlık hizmeti veriyorlar. Hastaneler tıklım tıklım dolu. Yer bulmak için küçücük bir ricaları varmış: Hıristiyan olmak… Dinini değiştirenin, dünyasını değiştirmemesi için gereken insani yardımlar yapılıyormuş. Ne güzel değil mi?
Afrikalı bir liderin sözlerini hatırlamanın tam yeri: “Avrupalılar bize geldiklerinde kollarının altında İnciller vardı, bizim de altın madenlerimiz. İncillerini bizim koltuk altımıza verdiler. Şimdi bizim incilimiz var, onların da altın madenleri…”
Altın madenleri, elmas tarlaları, petrol ya da uranyum, yada başka yer altı servetleri.. . Afrika’daki kabile savaşlarını ya da bölgeler arası çekişmeleri anlamak için en geçerli adresler…
Namık Kemal Zeybek
Nisan 13, 2010
SİGARANIN FAYDALARI
Sigara içeni köpek ısırmaz
Çünkü yanında baston taşır
Evine hırsız girmez
Çünkü sabahlara kadar öksürür
Üzerine sinek konmaz
Çünkü buram buram nikotin kokar
Fazla yorulmaz
Çünkü yorulunca tıkanacağını bilir
Yürümek için zorlanmaz
Çünkü tekerlekli iskemlede gezdirilir
İhtiyarlamaz
Çünkü genç yaşlarda sevdiklerine kavuşur
Sigara içenlerin ayrıca:
Yüzlerine renk gelir
Çünkü dişleri ve bıyıkları sapsarı olur
Vücutları bir kuş gibi hafifler
Çünkü ileri dönemdeki dolaşım bozukluğundan ötürü önce parmakları,
sonra da el ve ayakları kesilir…
İyiki bu konuda aydınlattılar bizleri yoksa az kalsın sigaranın hiç faydası yok diye bende bırakacaktım : )
Nisan 13, 2010
Padişahın birinin çok sevdiği bir âlim vardı. Padişah bu âlime çok saygı duyar, arada onun nasihatlerini dinlemek için yanına giderdi. Ondan dünyaya ve ahirete ait bilgiler alırdı.
Bir gün bu alimin yanına giden padişah, onun nasihatinin etkisinde kaldı ve şeyhin dünyalık ihtiyacını gidermek isteyerek:
– “Ey şeyhim! Dile benden ne dilersen” dedi.
Şeyh, padişahın bu isteğine cevap vermeyince, padişah ısrar etti. Padişahın bu ısrarına kızan şeyh:
– “Ey dünya padişahı! Bana böyle bir teklifte bulunmaya utanmıyor musun? Bundan vazgeç. Benim hakir ve zelil olan iki kölem vardır ki, onlar sana hâkim ve âmirdir. Sen onlardan emir almaktasın.” deyince, padişah şaşırdı ve:
– “O iki zelil köle de kimlerdir ki, onların bana hâkim ve amir olmaları benim için zillettir” diye şeyhe sordu.
Şeyh:
– “Biri gazap (öfke), diğeri ise şehvet (kötülüğe ilgi) dir.” cevabını verdi.
Öğütler:
* İnsanın değerini düşüren onun kötü ahlakıdır.
* Alimleri, Allah dostlarını dost edininiz.
* İnsanların en zayıfı, şehvete esir ve nefsine oyuncak olandır.
* Sirke balı bozduğu gibi, öfke de insanı bozar.
Nisan 12, 2010
AŞAĞIDAKİ METİNDEKİ BÜTÜN ‘ F ‘ HARFLERİNİ HIZLICA SAYINIZ…
FINISHED FILES ARE THE RE
SULT OF YEARS OF SCIENTI
FIC STUDY COMBINED WITH
THE EXPERIENCE OF YEARS…
Kaç tane ‘ F ‘ saydınız?
…………….3′mü?
Hayır hatalı….
Metinde 6 tane ‘ F ‘ var….
Bu şaka veya oyun değil….
LÜTFEN YENİDEN OKUYUN!
BU OLAYIN ALTINDA YATAN GERÇEK AŞAĞIDADIR:
Beynimiz ‘OF’ sözcügünü süzemez.
İster inanın ister inanmayın.
Geri dönüp tekrar bakın..
İLK SEFERDE 6 ‘ F ‘ BULANLAR:
ÜSTÜN DİKKAT DÜZEYİNE SAHİP KİŞİLERDİR
(veya daha Önce bu testi GÖRMÜŞLERDİR!)
5 TANE ‘ F ‘ BULANLAR
DİKKAT DÜZEYLERİ OLDUKÇAYÜKSEK 6 ‘ F ‘ BULANLARA ÇOK YAKIN KİMSELERDİR.
4 TANE ‘ F ‘ BULANLAR
NADİR KİŞİLERDE GÖRÜLEN BİR DURUMDUR DİKKAT VE KONSANTRASYONU YÜKSEK
NADİR KİŞİLERDİR.
3 TANE ‘ F ‘ BULANLAR
SIRADAN NORMAL DİKKAT DÜZEYİNE SAHİP KİMSELERDİR.
3 TANEDEN AZ ‘ F ‘ BULANLAR İÇİN TESTİ DÜZENLEYENLERİN SÖYLEYECEK BİR ŞEYİ YOK!…
ZATEN ŞU ANDA NASIL BİLGİSAYAR KULLANDIKLARINA ŞAŞMAK LAZIM!
Nisan 12, 2010
AVRUPA
Türkiye,Bulgaristan (545 yıl),Yunanistan (400 yıl),Sırbistan (539 yıl),Karadağ (539 yıl),Bosna-Hersek (539 yıl),Hırvatistan (539 yıl),Makedonya (539 yıl),Slovenya (250 yıl),Romanya (490 yıl),Slovakya (20 yıl),Macaristan (160 yıl),Moldova (490 yıl),Ukrayna (308 yıl),Azerbaycan (25 yıl),Gürcistan (400 yıl),Ermenistan (20 yıl),Güney Kıbrıs (293 yıl),Kuzey Kıbrıs (293 yıl),Rusya’nın güney toprakları (291 yıl),
Polonya (25 yıl)-himaye- Osmanlı adı: Lehistan,İtalya’nın güneydoğu kıyıları (20 yıl),Arnavutluk (435 yıl),
Belarus (25 yıl),Litvanya (25 yıl),Letonya (25 yıl),Kosova (539 yıl),Voyvodina (166 yıl),
ASYA
Irak (402 yıl),Suriye (402 yıl),İsrail (402 yıl),Filistin (402 yıl),Ürdün (402 yıl),Suudi Arabistan (399 yıl),Yemen (401 yıl),Umman (400 yıl),Birleşik Arap Emirlikleri (400 yıl) 38.Katar (400 yıl),Bahreyn (400 yıl),Kuveyt (381 yıl),
İranın batı toprakları (30 yıl),Lübnan (402 yıl)
AFRİKA
Mısır (397 yıl),Libya (394 yıl) Osmanlı adı:Trablusgarp,Tunus (308 yıl),Cezayir (313 yıl),Sudan (397 yıl) Osmanlı adı: Nübye,Eritre (350 yıl) Osmanlı adı: Habeş,Cibuti (350 yıl),Somali (350 yıl) Osmanlı adı: Zeyla, Kenya sahilleri (350 yıl),Tanzanya sahilleri (250 yıl),Çad’ın kuzey bölgeleri (313yıl) Osmanlı adı: Reşade,Nijer’in bir kısmı (300 yıl) Osmanlı adı: Kavar,Mozambik ‘ in kuzey toprakları (150 yıl), Fas (50 yıl),Batı Sahra (50 yıl),Moritanya (50 yıl),Mali (300 yıl) Osmanlı adı: Gat kazası,Senegal (300 yıl),Gambiya (300 yıl), Gine Bissau (300 yıl),Gine (300 yıl),Etiyopya’ nın bir kısmı (350 yıl) Osmanlı adı: Habeş
HİLAFETE BAĞLI YERLER
Hindistan Müslümanları – Pakistan, Doğu Hindistan Müslümanları -Bangladeş,Singapur, Malezya,Endonezya,Türkistan Hanlıkları,Nijerya,Kamerun
OSMANLI DONANMASI’NIN DEĞİŞİK SÜRELERDE BULUNDUĞU ÜLKELER
Fransa,İspanya,İngiltere,Monako,Hollanda,Norveç,İzlanda,İrlanda,Cebelitarık,Danimarka,İskoçya,Myanmar,Japonya
OSMANLI ORDUSUNUN DEĞİŞİK SÜRELERDE BULUNDUĞU ÜLKELER
Almanya,Liechtenstein,San Marino
Nisan 9, 2010
Greater Idaho Falls Bilim Fuarı’nda, bir lise öğrencisi, yöre insanlarını hazırladığı projeyi imzalamaya davet etti. Delikanlı, “dihydrogen monokside” adlı maddenin kullanımının tümüyle yasaklanmasını, mümkün olmadığı takdirde çok sıkı kontrolünü istiyordu.
Maddenin zararlarını, duvarlara astığı afişle açıklıyordu:
-Yoğun terlemelere ve kusmalara sebep olabilir.
-Doğaya büyük zararlar veren asit yağmurlarının ana unsurudur.
-Gaz haline geçmiş hali, çok ciddi yanıklara sebep olabilir.
-Kazara solunması ciğerlere dolması ölüme yol açar.
-Erozyona yol açar.
-Otomobil frenlerinin etkinıiğini azaltır.
-Ölümcül kanser tümörlerinin hepsinin içinde bulunmuştur.
Bir saat içinde tam 50 bilim fuarı meraklısı insan delikanlının kampanya açtığı standı ziyaret etti. 43 kişi, yasaklama isteğini şiddetle desteklediler. 6 kişi kararsız kaldı.
Sadece bir kişi yasaklanması istenen “dihydrogen- monokside” in H2O, yani hayatın cam damarı “Su” olduğunu söyledi.
Delikanlının bu projesi “Ne kadar kolay aldatılabiliyoruz” yarışmasının birincisi ilan edildi…
Delikanlı “Kolayca saptırılmış, saçma bilimsel cümleciklerle insanların nasıl yanlış koşullandırılabildiklerini göstermek istedim” dedi.
