Bir Hikaye Yazıyorum!

Bir fahişenin bedeninde hayat bulan bir kalp hikayesi bu yazdığım. Herhangi bir yerden alıntı/çalıntı değildir.
Hayal ürünü de değildir!
Her anını ömrüne bir kara leke olarak kaydeden bir çocuğun hikayesi.
Yaşıtları sokakta top oynarken, o hatalara aşk deyip tutunuyordu hayata.
O kadar çok yeniliyordu ki, savaşmayı öğrenmişti artık!
Aşk’ı her zaman onu mutlu edecek bir şey sanıyordu. Acı tarafını görmemişti.
Tatmamıştı acıyı; ama, tatmayacağı anlamına gelmiyordu.
Terkedilmenin sadece sözlük anlamını biliyordu.
Aldatılmak, filmlerde oluyor sanıyordu.
Kısa ve öz, temizdi dünyası, kirli düşleri yoktu..
Kaldırımlarda kaybettiği sevdaları olmamıştı hiç onun,
Hikayemin tam da burasında burnum uzuyor artık, kalemime çarpıyor ve yazamıyorum..
Benim hikayem bu! “O” diye bir şey yok.
O çocuk benim, bu hikaye bana ait..
Bir fahişenin bedeninde buldum kalbimi ve yine orada kaybettim hayatımı..
Aşkıyla aydınlattığım dünyamı, nefretiyle kararttı.
Sevgiyle uzattığım elimi, öfkeyle itti..
Koca bir Ülkeye kafa tutacak kadar çok seviyordum o’nu..
Aşk ne deseler, utanmazdım, onun adını söylerdim. Öyle öğrenmiştim hep.
Koca bir ülke durmadı karşımda, hiç savaşmak zorunda kalmadım bir Ülke ile,
Küçücük insanlar durdu karşımda, hepsine tek tek yenildim.
Hepsi çocukluğumu aldılar, umutlarımı, hayallerimi, aşkımı aldılar.
O kadar çok eğildim ki, sonunda düştüm. Ve düştüğüm an söz verdim kendime,
Kalkabilirsem şayet, bir daha yenilmeyecektim.
Kalktım!
O gün büyüdüm, o gün güçlendim, o gün yenilmeyeceğim bir hayata Merhaba dedim.
Bütün yaralarım kabuk bağlıyordu günden güne,
Anılarım kan ağlıyordu..
Yokluğu yüreğimi dağlıyordu; ama, yenilmiyordum.
Tövbe diyordum aşk’a, sevda’ya. Bir dahası yok, olmaz!
Derken;
Camlara kafa atar gibi yıkmaya başladım bütün önyargılarımı. Aşk’ı sevmeye başladım artık.
İstediğim her şeye sahip oldum, neye gözüm değse, neyi içimden geçirsem benim oldu.
Hep de kaybettim, güzel olan her şeyi kaybettiğimiz gibi.
Artık insanların kıymetimi bilmemesini, beni terketmesini beklemiyorum,
Ben terkediyorum onları, canlarını acıtıyorum.
Pire için yorgan yakıyorum belki, yandıklarıma sayıyorum..
“Yatacak yerin yok!” diyorlar, sorun değil!
Ben uyumayı sevmem zaten..
Rüyalarımda bile tahammülüm yok aynı yüzleri görmeye, aynı sırtlara bakmaya.
Çok önceden yazılmış ve defalarca oynanmış senaryoları,
Her adamı aynı cümlelerle, aynı tonda, aynı şiddetle seven kadınları,
Her bitişte, her gidişte gözleri ıslanan insanları,
Hepsini, ama hepsini kaldırdım rafa. Arşivim oldular artık..
Birini bırakıp ötekine dokunurken, aslında hep aynı şeyi arıyorum, bilmiyorlar.
Kadın dediğin; ben ölmeden mekanımı cennet eylemeli..
Kâh bir gülüşü ile, kâh yüreğinin mavisi ile..!

Did you like this? Share it:
Yazar
Yazar
Son 15 Senedir sanal alemde takılan birisi olarak sohbet chat sitelerı kurup satışlarını yaptım son 2 sendır seo ve Arama Motoru Optimizasyonu Uzmanı olarakta Devam etmekteyim...
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:AŞKIN FELAKETİM OLDU

Sonraki Yazı:İÇİMDEKİ BÜYÜMEYEN ÇOCUK

BENZER YAZILAR
YORUMLAR

Bu yazıya 1 yorum yapılmış.

  1. Yazar

    güzel yazıymış 🙂

SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

kamera izmir