BENCİLLİK:

Henüz 19 yaşıma yeni girmiştim. Doğum günümde annem altın bir küpe babamsa bir tane bilezik almıştı. Kolejden arkadaşlarım gelmiş onlarda birbirinden değerli hediyeler almıştı. Murat marka güneş gözlüğü buse çok istediğim gitarı Erdoğan ise konuşan bir papağan getirmişti. Hepsine tek, tek teşekkür etmiştim. Doğrumu diye fiyatlarını bile araştırmıştım. Gerçekten hepsi çok pahalı hediyelerdi. Yan komşumuzu davet etmişti annem pek hoşlanmazdım ondan sessiz içine kapanıl bir kızdı. Pek aramıza girmez bizim gibi giyinmezdi biraz da pasaklı bir hali vardı. Evleri de eskice bir şeydi.Eşyalar eski hatta giydiği şeyler kullandığı ayakkabılar bile yırtık eski çürük şeylerdi. Usulca yanıma yaklaştı. Kısık sesle bakışlarını benden kaçırarak doğum günün kutlu olsun diyerek elime süslü kabaca paketlenmiş küçük bir hediye verdi. Açmak istedim ama hayır sonra aç şimdi açma dedi. İtiraz ettim onu dinlemedim ve paketi orada açıverdim. Kendimi tutamadım gülmeye başladım diğer arkadaşlarımda benimle birlikte gülmeye başladılar. Paketin içinde elle yapılmış tavşan suratı olan bir iğnelik çıktı hatta üstüne çeşitli boyutlarda iğneler yerleştirmişti. Bu nasıl hediye, diyerek sesimi yükselttim kıza yanakları kıpkırmızı oldu gözleri doldu ne diyeceğini bilemedi. Annem hemen araya girdi. Bak kızım hediye hediyedir hediyenin şekli fiyatı ne olduğu nasıl alındığı önemli değildir önemli olan düşünülüp getirilmesidir dedi. Sonra bana gelen konuşan papağanı alıp ona verdi al kızım dedi buda bizden sana bir hediye olsun ama affet kusuruna bakma kızımız dedi. Kıpkırmızı olan yanakları birden saramaya gülücükler saçmaya başladı gözlerinin içi parlıyordu donuk bakışlar gitmiş yerine gamzeleriyle eşlik eden neşeli ben buradayım varım diyen bakışlar gelmişti. Kısık sesin biraz daha yüksek bir tonuyla teşekkür ederim çok sevindim şimdi bu kuş benim mi oldu dedi. Annem evet kızım artık senin ona istediğin ismi verebilir istediğin gibi onunla oynayabilirsin dedi. Sinirimden kafamdan ateşler çıkıyordu hışımla papağanın bulundu kafesi kızın elinden aldım sen kim oluyorsun o kuş çok pahalı üstelik bana geldi benim dedim. Ağlayarak evimizden çıktı gitti. Ertesi gün bir rüya gördüm. Hastaneye yatmışım acilen bir böbrek bulunup bana nakil edilmesi gerekiyormuş yoksa ölecekmişim. Kime sorsak o böbrek benim vermem diyor yalvarıyorum yakarıyorum kimse vermeye yanaşmıyor benim deyip duruyorlar bağırarak uyandım. Kan ter içindeydim. Mutfağa gidip bir bardak su içtim. Sandalyeye oturdum düşündüm. Ben ne kadar bencilmişim bir kuşu vermek istemedim benim diye böbürlendim arkadaşımı kınadım param var diye onu küçümsedim. Sonra yatağıma geri döndüm ve bir anca sabah olsun diye gözlerimi kapatıp uykuya daldım sabah olduğunda papağanı komşumuzun kızına vermek için. Fazla olan her şeyimizi paylaşalım sevgimizi bile esen kalın sevgili dostlarım…

Did you like this? Share it:
Yazar
Yazar
Son 15 Senedir sanal alemde takılan birisi olarak sohbet chat sitelerı kurup satışlarını yaptım son 2 sendır seo ve Arama Motoru Optimizasyonu Uzmanı olarakta Devam etmekteyim...
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:BİR SEVDANIN ADI: AB

Sonraki Yazı:DİL SEVGİSİ

YORUMLAR
SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Kariyerwbh