Belki de..

Belki de herkesi sevebilirdi o, sevmeye yanlışlarla başlamasaydı. Öyle çok yanlış yapıyordu ki, doğruları bir bir gidiyordu. “Bilinmez mechullere yolculuklar”. Ya da yanlış yapmasaydı sevmeyi hiç öğrenemeyecekti.
Nasıl da masumdu oysaki o yanlışlarının ardında… Sâhi yanlışın da masumu olur muydu? Belki de en büyük kötülüktü “Aşk”!
Yalandı ya da yanlıştı; ama, sevmişti. Kimi, neyi sevdiğini bilmeden, durmadan ve düşünmeden. Hesapsızca sevmişti.. Acıları vardı onun, kapanmayan yaraları. Yine de uslanmak bilmiyordu yüreği, dinmek bilmeyen sevdası.
Bir Kent’e, bir Ülke’ye, hatta dünyaya karşı koyabilecek kadar güçlüydü, ya da öyle hissediyordu.
Bir an sonrasının ne olacağından habersiz, küçük hesaplardan uzakta bir yerdeydi. Bütün yaşananlara, di’li geçmişlere inat yaşıyordu.
Yaşamak, nefes almak mıydı? Alıyordu. Yarımdı belki; ama, yaşıyordu.
Ayaklarını sadece gelmek için kullanacak kadın’ı özlüyordu biraz da. Ne kötüdür gitmesi değil mi? Ardına bakmadan, ne bıraktığını bilmeden, gelecekten bir günü düşleyemeden ve umursamadan!
Keşke sadece gelmek için yaratılsaydı ayaklar, hepsi birbirine benzeyen sırtlara el sallamasaydık. Ve keşke sevdiği yanında olunca mutlu olsaydı insanlar, altında olunca değil.!

Did you like this? Share it:
Yazar
Yazar
Son 15 Senedir sanal alemde takılan birisi olarak sohbet chat sitelerı kurup satışlarını yaptım son 2 sendır seo ve Arama Motoru Optimizasyonu Uzmanı olarakta Devam etmekteyim...
Twitter Facebook Google Linkedin Flickr YouTube

Önceki Yazı:Türkiye’nin 4. Yüz Nakli

Sonraki Yazı:BENDE YAŞLANACAĞIM

YORUMLAR
SİZ DE CEVAP YAZABİLİRSİNİZ
Bu yazı hakkında görüşünüzü belirtin.

Kariyerwbh